Yatağa serilip seni aramadan önce pencereden baktım. Camlar hep pis, tepesi karlı dağları örümcek ağlarının, sinek çocukların tozun gerisinden izledim. Gücüm azalır gibi oldu, başımı pencereye doğru yaklaştırıp yavaşça alnımı yasladım. Burası çok uzak biliyorsun. Eskiden dokunabildiğim her şeye uzak. Boyalarımı, tükenmez kalemimi getirdim. Bir şey olmadı. Çok gün geçti gerçekten. Elimden hiç bir şey gelmeyen çok fazla gün. Olumlamaktan, her şey normalmiş gibi davranmaktan koala götü gibi oldu beynim.